Navbarı Gizle / Navbarı Göster

süblimleşmeden önce


Kar ! sonunu bile bile korkmadan ve belkide inmeyi istemediği yerlere asilce feda edilmişçesine düşer.. yavaşça.. kar gibi saf bir örtün var. Sanırsın ki her şeyi beyaza boyadın ! Oysaki eriyeceksin mevsimi gelince yakında sende anlarsın.. Yalnızım belki eifel belki garip bir boynu büküklükle bekleyen pizza kulesi gibi. Ama gelenim gidenim yok değil. Ben sadece sana yalzınım ..  Unutmadan ! Söyle, eğer bir yalnızım varsa düzelt beni hadi.. Hiç bir yalnız anlaşılmaya meyil vermeden anlat kendini bana.. biliyorsun her ne olsada inanırım yine boş bir an'ımda sana.

destination

Nerde(n) başladığını bilmiyor, nerde biteceğini kestiremiyor ve ne olduğunu anlayamıyorsan, muhtemelen en anlaşılır anlamsızlığın çokluğundasındır. Korkma senden çok var! Ama kork; senden ziyade sen olmuyorsundur da! Verilecek esans miktarı umut serpiştirmişsen yarana berene kararına, olmuştur o vakit bir ilaç lakin aç karnına.. Tut elinden kimsesiz bir eski gecenin, aydınlatır o gördüğün tek gerçeğin. Kararın karanlık olmasın bu kez geceleyin. Bir gece yarısı yazısı sızısı..Rüyaların kadar varsın artık hatırladığın sayıklamalarda. Merhaba sol boşluğum ne kadar da yakınsın uzattığın görünmez elinle. Her yanın doluydu boşluklarınla öyle mi? 

Avuçlandığı kadar suya kanmak

 Beni anlaman için anlattıkça, kendini arıyorsun anlattıklarımda..Kendini anlattıkça beni arıyorsun anlattıklarında.. Bir geç kalmışlığın erken uyanışında uyuya kaldık gün ortasında.Ve sen her geri gidişinde adımların anlamıyordu bu tersliği. Aslında biz hep kendi izlerimiz de kaybolduk. Senin beni ararken ki o anlamsız adımlarında ben bir mucizeyi arıyordum en doğru biçimde. Ne acı !

Yalanlar söyleriz doğrusuna kaçtığımız. Yalan saymak için yalansıyoruz bildiğimiz en doğruları oysa ki ! Bu işte bir senlik var diyorum, sen de ''sende de söyleyemediğim bir benlik'' ama hepsi o kadar! Tam karar olmasa da... Soyduğum nefesin en mahrem içe çekilmişlikleri hep sana çekilmiş içten içe ve tüm ahlar !
Şimdi kapımı çalmış kendini almaya geldiğini fısıldıyorsun,korkma bağır ya da sus aynı hepsi. Senin adın kadar yalnız şimdi her şey bu oda da. Al götür bulabildiğin ne varsa. Seni ben bile bulamaz, beni sen bile göremezken sımsıkı tutunmuşluğumuz, bir hayalin masturbasyonuna hizmetkar olmuş kısır doygunluk yargısındaki son savunmalardı. Seni yutkunduğum her kelime boğazımdan geçmiyorken üzerine bir yalnızlık suyu içmekle hayatta kaldığımı anlamak zorunda kalmış olmaksa bir sen umutlu nefes aldırıyordu yinede.. 

susuz değirmen

Uzaktan yakın görünebildiği için yoluna düşülen ama uzadıya giden bir yolculuk olur  yakın yollar. Oysa ne kadar da ümit var kılınmışlıkla yollara düşülmüş ve aldanılmıştı bile isteye. Şimdi kaybedilen zamana , gelinen yolamı acımalı yoksa daha gitmekle bitmeyecek olan o yola mı koyulmalı? Derken kendi kendine, madem çıktın yola uzakta olsa var ona! Bizde düştük bu susuz yolun aldanmışlığına içmek isteyen varsa kana kana buyursun gelsin aradığımız o saf suya. Olur da bulursak birgün, birlikteydik deriz bulana kadar..